DİGİTÜRK İPTAL HATTI KİLİTLENDİ
Karar sonrasında sansürden rahatsız olan ve tepkisini ortaya koymak için Digitürkaboneliğini iptal etmek isteyen vatandaşlar Digitürk iptal hattına akın etti. Digitürkçağrı merkezi aşırı yoğunluktan dolayı meşgul çıkıyor.
Erken seçimlere kısa bir süre kala medyada farklı sesleri susturma girişimleri büyüyor. Türk Telekom bünyesinde faaliyet gösteren dijital yayın platformu Tivibu’nun ardından Digitürk de KANALTÜRK, BUGÜN TV, Samanyolu TV, S Haber gibi televizyon kanallarına sansür uygulama kararı vatandaşlar olmak üzere birçok kesimin tepkisini çekti.
TT OLDU SOSYAL MEDYADA TEPKİ YAĞDI
Digiturk’ün özgür medyaya sansür kararına tepki yağıyor. Ünlü isimler karara sert tepki gösterdi
Tivibu’dan sonra Digitürk‘ün de KANALTÜRK, BUGÜN TV, Samanyolu TV, Mehtap TV, S Haber (Samanyolu Haber), Yumurcak TV ve Irmak TV kanallarını platformlarından çıkardığını açıklamasının ardından sansür kararına tepki yağıyor. Yoğun tepkiler sonucu sosyal medyada ‘SansürcüDigitürk‘ etiketi TT oldu. Karar sonrası Digiturk aboneleri Twitter‘da tepkilerini dile getirerek aboneliklerini sonlandıracaklarını açıkladı.
ŞOK KARAR BÖYLE DUYURULDU
Digiturk kendi internet sitesinde ise şu mesajı yayınladı:
“Önemli Bilgilendirme Değerli Müşterilerimiz,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, “Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu” tarafından yapılan bir soruşturma ile ilgili olarak Şirketimize resmi bir yazı tebliğ edilmiştir. Söz konusu yazının içeriği gereği yasal zorunluluktan dolayı, KANALTÜRK, BUGÜN TV, Samanyolu TV, Mehtap TV, S Haber (Samanyolu Haber), Yumurcak TV ve Irmak TV kanalları platformumuzdan çıkarılmıştır.
Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.”
DİGİTURK ABONELİĞİNİ İPTAL ETTİRECEKLER DİKKAT:
Digiturk’ün Bugün TV, Kanaltürk başta olmak üzere 7 kanalı yayından kaldırmasına tüketici dernekleri tepki gösterdi. TÜSODER Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, “Tüketiciler sözleşmede tek taraflı bir eylem yapıldığı için hiçbir cezai bedel ödemeden taahhütlü aboneliklerini bitirebilir” dedi.
Digiturk, KANALTÜRK, BUGÜN TV, Samanyolu TV, Mehtap TV, S Haber (Samanyolu Haber), Yumurcak TV ve Irmak TV kanallarının platformlarından çıkardı. Gerekçe olarak da Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nın bir soruşturma ile ilgili olarak kendisine gönderdiği yazıyı gösterdi. Karara tepki gösteren tüketici dernekleri konu ile ilgili olarak Cihan’a yaptıkları açıklamalarda, Digiturk‘ün abonelerinin haklarını çiğnendiğini vurguladı. TÜKODER Genel Başkanı Haşmet Atahan, “Ben bir tüketici olarak tek Digiturk‘u kullanıyor, haberleri buradan takip ediyor olabilirim. Benim bu kararıma binaen tüm medya kurumlarını takip etme, haber alma hakkım var. Yani sözleşmeden ötürü Digiturk‘un böyle bir operasyona gitmesi, kimi kanalları takip etme hakkımı elimden alması anlaşılır değil. Benim veri ve haber alma hakkım engelleniyor. Benim iletişim özgürlüğüm sınırlanıyor, hakkım ihlal ediliyor.” ifadelerini kullandı.
TÜSODER Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu ise tüketicinin hayatının siyasetten ibaret olmadığını, ambargo konulan kanallarda takip ettiği spor müsabakalarının ve yapımların bulunduğunu dile getirdi ve ekledi: “Maalesef tüketici bunları takip etmekten mahrum bırakıldı.”
Tüketicilerin Digiturk‘ün bu eylemine karşı belli tepki ve taleplerde bulunabileceğini anlatan Ağaoğlu, şöyle devam etti:
“Tüketiciler sözleşmede tek taraflı bir eylem yapıldığı için hiçbir cezai bedel ödemeden taahhütlü aboneliklerini bitirebilir. Yine tüketiciler dilerlerse Digiturk firmasına yazılı ihtar göndererek hiçbir neden olmaksızın sunulan hizmetin sınırlanmasından ötürü bedel indirimi talebinde bulunabilirler. Ortada mücbir sebep yokken tüketici sözleşmelerinde süre sonuna kadar tüketici aleyhine oynama yapılamaz. Böyle bir durumda tüketicinin sözleşmeden dönme, eksikliğin giderilmesi, yani çıkarılan kanalların tekrar platforma eklenmesi veya bedel indirimi talebinde bulunma hakkı vardır. Firma buna direndiği takdirde Digiturk aboneleri bedel indirimi talebini Tüketici Hakem Heyetleri’ne sunup, bu yönde karar talep edebilirler. Tek taraflı olarak tüketici sözleşmesi, tüketici aleyhine yenilenemez, kanun açık. Burada kanun çiğneniyor. Siyasi nedenlerle tüketiciye sunulan hizmetin aksatılması, hizmetin ayıplı hale geldiğini ortaya koyuyor. Bu noktada Tüketici Kanunu açık açık tüketicinin taahhütlü olsa dahi aboneliği bitirebileceğini, bununla ilgili bedel ödeme mecburiyeti olmadığını belirtir. Lütfen abonelik sözleşmesi okusunlar. Böyle keyfi bir tutum kabul edilemez.”
Digiturk üyeliklerini iptal ettiren aboneler, normal uydu sistemlerinin yanı sıra Dsmart, Vodafone gibi dijital platformlara geçtiklerini sosyal medya üzerinden duyuruyorlar.
TEPKİLER ÇIĞ GİBİ
Digiturk’ün KANALTÜRK, BUGÜN TV, Samanyolu TV, Mehtap TV, Samanyolu Haber, Yumurcak TV ve Irmak TV’ye yönelik sansürü siyasetçileri ayağa kaldırdı. İşte Digiturk’un sansür kararına gelen o tepkiler…
METİN YIKAR: MAHKEME KARARIYLA BİLE YAPILAMAZ
Digiturk’un yayından kaldırdığı 7 kanaldan biri olan Samanyolu Haber’in (S Haber) Genel Yayın Yönetmeni Metin Yıkar, kararın yanlı ve yanlış olduğunu söyledi.
Metin Yıkar, “Digiturk’ten bir savcı talebi ile platformdan çıkarıldığımız belirtiliyor. Ama ne avukatlarımıza ne de yöneticilerimize bu kararın, uygulamanın hangi maddeye dayanarak yapıldığına dair bildirimde bulunulmadı. Savcı böyle bir uygulamada bulunamaz, mahkeme kararıyla bile böyle bir şey yapılamaz. Biz de mahkemelerde, Anayasa Mahkemesi’nde, Avrupa’da, dünyanın neresinde olursa olsun hukuki haklarımızı savunacağız.” dedi.
Söz konusu kararır 1,5 senedir devam eden sürecin bir parçası olduğunu ifade eden Yıkar, “Malum hem yayın grubumuza hem medyaya baskı var. Yani hem meydanlardan ‘bunların kanallarını takip etmeyin’ deniliyor, hem de kanalımıza konuk olanlara baskı yapılıyor. Ama ellerinde hiçbir şey yok. Samanyolu kanalları 22 senedir bu ülkede yayın yapıyor. Samanyolu kanalları ülkenin en güvenilir kanalları olarak adını kalın çizgilerle yazdırdı.” dedi. Yıkar, şöyle devam etti:
“Her şey ortada… Bir algı operasyonu ile, baskıcı durum ile karşı karşıyayız. Digiturk’ten bir savcı talebi ile platformdan çıkarıldığımız belirtiliyor. Ama ne avukatlarımıza ne de yöneticilerimize bu kararın, uygulamanın hangi maddeye dayanarak yapıldığına dair bildirimde bulunulmadı. Savcı böyle bir uygulamada bulunamaz, mahkeme kararı ile bile böyle bir şey yapamaz. Digiturk tazminatı göze alarak yayınları durdurdu. Biz de mahkemelerde, Anayasa Mahkemesi’nde, Avrupa’da, dünyanın neresinde olursa olsun hukuki haklarımızı savunacağız. “
Digiturk’ün kendilerine bildirim veya uyarı yapmadığını vurguyalan Metin Yıkar, “Biz kanalın platformdan alındığını gelen ihbar telefonlarından öğrendik.” diye konuştu. Konuyu yargıya taşıyacaklarını ve her hukuk yolunun deneneyeceklerini aktardan S Haber Genel Yayın Yönetmeni, ayrıca şunları söyledi:
“İlk olarak Rekabet Kurumu’na ve ticaret mahkemelerine kararın uygulanamayacağı itirazı yapılacak. Anayasa Mahkemesi’nin daha evvel aldığı bir karar vardı. Bu çerçevede yapılacak baskı ve sansürün Anayasa Mahkemesi’ne gidişi söz konusu olacak. Tüm tazminatlar talep edilecek. Ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gelecektir. Öte yandan Digiturk bütün abonelerine taahhüt veriyor, ‘elimde bu kadar kanal var’ diye. Bu, şu anlama geliyor, demek ki; Digiturk müşterilerini kandırdı. Şunu tüketici bilmeli; mahkemelerine gittiğinde platformun aboneleri paralarını alabilecek durumda. Karar tartışmalı. Ben herkesi kararı protesto etmeye davet ediyorum.”
KAMALAK: İKTİDARIN PİSLİKLERİNİ KAMUOYU NEREDEN ÖĞRENECEK?
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Digitürk yayın platformundan bazı basın kuruluşlarının çıkartılmasını eleştirdi. Basına uygulanan baskıları kabul etmediklerini belirten Kamalak, “Basın alabildiğine özgür olmalı. Çünkü başta bir iktidar var. Basın özgür olmazsa iktidarın hele hele demokratik sistemin tam olarak gelişmemiş olduğu ülkelerde iktidarın yolsuzluklarını çok af edersiniz pisliklerini kamuoyu nereden öğrenecek.” diye sordu.
1 Kasım’da yapılacak erken seçim çalışmaları kapsamında dün Kayseri’ye gelen SP Genel Başkanı Kamalak, bu sabah basın mensuplarıyla kahvaltılı toplantıda bir araya geldi.
Kamalak, basın kuruluşlarına yapılan baskılar ve son olarak yayın platformu Digitürk’ten savcılık yazısıyla bazı televizyon kanallarının platformdan çıkartılmasını nasıl yorumlamak lazım? şeklindeki soruyu cevapladı. Parti olarak tüm insanların özgür olmasını istediklerini vurgulayan SP Genel Başkanı, basının daha da özgür olması gerektiğini vurguladı.
Basının iktidarın yolsuzlukları ve kirli işlerini ortaya çıkaracağını ifade eden Kamalak, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu özgürlük başkalarının hakkına tecavüz şeklinde algılanmamalı. Çünkü her şeyin olduğu gibi bireysel özgürlüklerin de bir sınırı var. Türkiye ve dünyada en fazla özgür olması gereken kurumların başında medya gelir. Basın alabildiğine özgür olmalı. Niye? Biz bunu Esad’a da söyledik. Çünkü başta bir iktidar var. Basın özgür olmazsa iktidarın hele hele demokratik sistemin tam olarak gelişmemiş olduğu ülkelerde iktidarın yolsuzluklarını çok af edersiniz pisliklerini kamuoyu nereden öğrenecek. Hiçbir yerden. İşte bu yolsuzlukları kirli işleri ortaya çıkaracak olan basındır. O münasebetle basına yapılan baskıları, haksızlıkları asla kabul etmiyoruz. Sanıyorum Ahmet Hakan’a yapılan saldırıya en ciddi eleştiriyi bizler yaptık.”
TÜRKKAN: YUMURCAK TV’NİN ÇIKARILMASINDAN BÜYÜK HİZMET OLAMAZ BU ÜLKEYE!
MHP 24. Dönem Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Türk Telekom bünyesinde faaliyet gösteren dijital yayın platformu Tivibu’nun ardından Digitürk‘ün de sansür uygulama kararına tepki gösterdi.
Türk Telekom bünyesinde faaliyet gösteren dijital yayın platformu Tivibu’nun ardından Digitürk de KANALTÜRK, BUGÜN TV, Samanyolu TV, Mehtap TV, S Haber, Yumurcak TV ve Irmak TV kanallarına sansür uygulayarak platformundan çıkardı. Sansüre her kesimden tepki geldi.
Tepki gösteren isimlerden biri de MHP 24. Dönem Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan. Türkkan, Twitter hesabından tepkisini şöyle dile getirdi: “Yumurcak TV’nin Digitürk‘ten çıkarılmasından daha büyük bir hizmet olmaz bu ülkeye. Fed’in faiz artırımından bile önemli bu.”
ÖNDER: KARINCA KANAT TAKINCA ZEVALİ YAKINDIR
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, aralarında Yumurcak TV’nin de bulunduğu bazı kanalların Digitürk tarafından sansüre uğramasını, “Karınca kanat takınca zevali yakındır.” şeklinde değerlendirdi. Hiçbir şeyin sadece muhatabına karşı yapılmayacağına dikkat çeken Önder, “Bir medya kuruluşuna sansür el koyma benzeri girişimler geliştirmek geri kalan medyayı hedefler aslına aynı zamanda.” şeklinde konuştu.
Türk Telekom bünyesinde faaliyet gösteren dijital yayın platformu Tivibu’nun ardından digital platform Digitürk de KANALTÜRK, BUGÜN TV, Samanyolu TV, S Haber gibi televizyon kanallarına sansür uygulama kararı almasına ilişkin Cihan Haber Ajansı’na değerlendirmede bulunan Sırrı Süreyya Önder, “Daha bunlar iyi günlerimiz.” diye konuştu.
“SİSTEMİN DIŞINA ÇIKAN HERKESİ BEKLEYEN AKIBET BU”
Önder, “Biz yıllarca bugün bunlar cemaat çizgisinde yayın yapan öncelikle böyle bir duyarlılığı olan kanallar. Yumurcak TV’yi saymazsak onu izlememişim. Bizim yıllarca matbaalarımız televizyonlarımız gazetelerimiz hep bir suç delili, hep bir baskı zulüm vesilesi kılındı. Şimdi sistemin dışına çıkan herkesi bekleyen akıbet buraya da geliyor.” diye kaydetti.
“MUHALEFETİ EZMEK İÇİN AKLA HAYALE GELMEDİK İNHİSARLAR OLUŞTURMA YETKİSİNİ ALDILAR”
Ancak kendisinin bununla birlikte başka bir yönüne daha dikkat çekmek istediğini kaydeden HDP Ankara Milletvekili, “Dört tane kurumu iktidar ya da dört alanı bu iktidar büyük bir ciddiyetle ele aldı. Birisi Türksat, birisi Türk Hava Yolları, birisi Halkbank birisi de genel olarak BDDK bağlantılı bütün matbuat. Bunları herkes vaktinde es geçti fakat Türkiye’deki reklam pastasına baktığınızda ve yandaş kuruluşlara iş yaratma kapasitesine baktığınızda bu Türkiye’deki toplam büyüklüğün neredeyse yarısına yakın bir alana tekabül ediyor. Hem bu işin maddi çıkar sağlama boyutu hem de her türlü muhalefeti ezmek için akla hayale gelmedik inhisarlar oluşturma yetkisini ellerine aldılar. Yapılmakta olan bu.” değerlendirmesinde bulundu.
Önder, sözlerini şöyle sürdürdü: “Belki şöyle önerebilirim. Biz çok yaratıcı yol ve yöntemler bularak kendimizi bugüne getirdik. Cemaat de kendi yaratıcı yol ve yöntemlerini bularak bu sansürleri aşmanın bir yolunu bulabilir diye düşünüyorum. Kabul edilemez bulduğumu da belirteyim bu arada.”
“SANSÜR VE MEDYAYA EL KOYMA ASLINDA DİĞERLERİNİ HEDEFLER”
Operasyonun cemaat bahane gösterilerek muhalif kanallara yapıldığı ve başka kanalların da hedefte olduğu iddialarına ise HDP milletvekili şu yorumu getirdi: “Hiçbir şey sadece muhatabına karşı yapılmaz. Bugün gördük. Cizre’de Varto’da yaşanan şeyleri. Bir halkın üzerine bomba yağdırmak bütün halklara bir mesaj vermektir. Bir medya kuruluşuna sansür el koyma benzeri girişimler geliştirmek geri kalan medyayı hedefler aslına aynı zamanda. Bir boyutu bu. Ama bir diğer boyutu var ki karınca kanat takınca zevali yakındır.”
TGC: DİGİTURK’UN TUTUMU BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE AYKIRI
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Digitürk’ün; KANALTÜRK, BUGÜN TV, Samanyolu TV, Mehtap TV, Samanyolu Haber, Yumurcak TV ve Irmak TV‘yi platformundan çıkarmasının basın özgürlüğüne aykırı olduğunu açıkladı. TGC açıklamasında, “Medya kuruluşlarının basılması, gazetecilerin başına polislerin silah dayaması, gazetecilerin dövdürülmesinden sonra, iktidar eliyle digital yayın platformlarında sansür uygulamaları zirveye yerleşmiştir.” denildi.
TGC’den yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi. “Seçim öncesi Tivibu’dan sonra Digitürk’ün de KANALTÜRK, BUGÜN TV, Samanyolu TV, Mehtap TV, Samanyolu Haber, Yumurcak TV ve Irmak TV‘yi platformundan çıkarması basın özgürlüğüne aykırıdır. Bu hukuksuz uygulamadan vazgeçilmelidir.
Seçim öncesi halkın gerçekleri öğrenme kanallarının açık tutulması büyük önem taşıyor. Ancak iktidar, halkın gerçekleri öğrenme kanallarını tıkayan uygulamalarına ısrarla devam ediyor.
Bu uygulamaları kamuoyuna kısaca hatırlatmayı yararlı görüyoruz:
1.İktidarın etkisiyle Digitürk Ulusal Kanal’ı mahkeme kararına rağmen digital yayın platformuna dahil etmemiştir.
2. Daha sonra Tivibu, Bugün TV, Samanyolu Haber ve Mehtap TV’yi digital platformundan çıkarmıştır.
3. Son olarak da Digitürk yürüyen bir soruşturmayı gerekçe göstererek KANALTÜRK, BUGÜN TV, Samanyolu TV, Mehtap TV, Samanyolu Haber, Yumurcak TV ve Irmak TV‘yi platformundan çıkarmıştır.
Medya kuruluşlarının basılması, gazetecilerin başına polislerin silah dayaması, gazetecilerin dövdürülmesinden sonra, iktidar eliyle digital yayın platformlarında sansür uygulamaları zirveye yerleşmiştir.
Digitürk bu kararıyla medyada eşitlik ilkesini bozmuş, basın özgürlüğüne aykırı davranmış, seçim öncesi halkın haber alma hakkını engellemiştir.
Tivubu gibi Digitürk de bir kamu dijital yayın platformu olarak medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara tarafsız, hakkâniyet ölçülerinde, makul ve ayrımcılık içermeyecek koşullarda hizmet vermek ile yükümlüdür. Digitürk bu hukuksuz uygulamadan vazgeçmelidir.”
İGC: HALKIN ÖZGÜR İRADESİNE İPOTEK KOYAN BU ANLAYIŞI KINIYORUM
Türk Telekom bünyesinde faaliyet gösteren dijital yayın platformu Tivibu’nun ardından Digiturk de KANALTÜRK, BUGÜN TV, Samanyolu TV, S Haber gibi televizyon kanallarını kaldırdı. Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Misket Dikmen, yaklaşan genel seçimden önce yapılan bu uygulamanın, apaçık bir sansür olduğunu söyleyerek, “Halkın özgür iradesine ipotek koyan bu anlayışı ve sansür uygulamalarını kınıyorum.” dedi.
“KATMERLİ SANSÜR”
Bağımsız, özgür medyaya doğrudan sansür uygulanan bir dönemden geçildiğini söyleyen İGC Başkanı Dikmen, şunları kaydetti: “Türk Telekom bünyesinde faaliyet gösteren dijital yayın platformu Tivibu’nun ardından Digiturk de KANALTÜRK, BUGÜN TV, Samanyolu TV, S Haber gibi televizyon kanallarını, ‘Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu’ tarafından yürütülen soruşturmayı gerekçe göstererek yayın platformundan çıkardı. Bu, apaçık bir sansürdür. Bu, halkın özgür iradesine devlet eliyle ipotek koymaktır. Sansürün her türlüsünü yaşadığımız bu dönemde, bu son kararla birlikte özgür ve bağımsız basına katmerli bir sansür daha uygulanmıştır. Basın ve ifade özgürlüğüne yeni bir kara leke daha sürecek bu karardan bir an önce vazgeçilmesini diliyor, çok sesliliğin, farklı düşüncenin demokrasinin gereği olduğunu bir kez daha önemle hatırlatıyoruz.”
MASUM TÜRKER: SEÇİME GİDERKEN YAPILAN OLANLI OPERASYON
Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Masum Türker, Digiturk’ün özgür medyaya yaptığı sansürle ilgili “Anayasal düzene karşı işlenen suçlar adı altında yürüttükleri bu olgu varsa ilgili yayınlar hakkında soruşturmanın bugüne kadar açılması gerekiyordu. Böyle bir soruşturmada açılmadığına göre yapılan sansürler seçime doğru giderken planlı bir operasyondur.’’ dedi.
Yarın bir gün iktidara destek vermeyen bütün kanalların da aynı uygulamaya maruz kalabileceklerini kaydeden Türker, Türkiye’de bir baskı döneminin ilk safhasını yaşadıklarını vurguladı. DSP lideri, “Görünüşte yapılan bu uygulamalar ilk önce Tivibu ardından Digiturk’te yaşandı. Görüntü her ne kadar yalnız Hizmet Hareketi’ne yakın yayın gruplarıyla ilgiliyse de aslında bu yarın bir gün iktidara destek vermeyen bütün kanallara gelebilir. Aslında Türkiye’de yalnız basın özgürlüğü değil serbest girişim özgürlüğü de ihlal edilmiş durumda. Bu iki platformun temel yapısı devletin kontrolünde olmasıdır. Bu yönüyle baktığımız zaman Türkiye’de bu konuda yapılan işlemeleri savcılığın başvurması doğru değil. Çünkü bu yayınlarda savcılığın bahane ettikleri gibi ‘Anayasal düzene karşı işlenen suçlar’ adı altında yürüttükleri bu olgu varsa ilgili yayınlar hakkında soruşturmanın bugüne kadar açılması gerekiyordu. Böyle bir soruşturmada açılmadığına göre seçime doğru giderken planlı bir operasyondur. Hem medya özgürlüğüne hem de teşebbüs girişim özgürlüğüne aykırı bir davranış olarak görüyorum.’’ şeklinde konuştu.
BERBEROĞLU: KENDİLERİNİ HAKİM, SAVCI YERİNE KOYUYORLAR
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Enis Berberoğlu, özel şirketler, bankalar, operatörler, dijital platformların kendilerini hakim, savcı, jüri yerine koyarak kararlar verdiğini belirterek, “Medya üzerinde ayrıma gidiyor. Bu kabul edilebilir bir konu değil. Bu ülkenin kanunları var. Halkın da habere ulaşma özgürlüğü var. İstediği kanalı seyretme, istediği gazeteyi okuma hakkı var. Bunun önüne çıkarılacak bütün engeller çiğneyip geçilmelidir.” dedi.
Emniyetin basın kuruluşlarına yönelik operasyonlar hakkında da açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Enis Berberoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Avukatların ve siyasetçilerin benim anlayışıma göre ortak bir noktası var. Avukatlar müvekkilleri, siyasetçiler de temsil ettikleri kitleler, oy aldıkları kitleleri suçluluğu, suçsuzluğu konusunda karar vermeye yetkili değildir. Zaten meselesi de o değildir. Sadece adaletin tecellisinde doğru yol kullanılıyor mu? Yöntem doğru mudur? Bu insanlar savunma hakkını kullanabiliyor mu? Ki bu ülkede Ergenekon ve Balyoz da kendilerine savunma hakkını kullandırılmayan kişinin olduğunu şahsen ben biliyorum. Eski mesleğimden dolayı da biliyorum. Siyasetçi olarak da biliyorum. Aynı şey başkalarının başına gelmesin istiyorum. Yani insanlar adaletin karşısına gerçekten önyargısız, kumpassız, çıksın adalet doğru tecelli etsin ve sonuçlarına herkes katlansın. Ama sağından çarpıtalım, solundan şunu yapalım, şu intikam sebebiyle bunu getiriyorum. Öteki şaibe nedeniyle şunu yapıyorum gibi meseleler gerçekten adalete uygun değil.”
TOKER: ORTAÇAĞ ZİHNİYETİNİN DEVAMI
Liberal Demokrat Parti (LDP) Genel Başkanı Cem Toker, Digitürk’ün bazı kanalları platformundan çıkarmasına tepki göstererek, “Televizyonlara sansür demek Ortaçağ zihniyetinin devamı demek. Televizyon engellemek, köşe yazarlarını kapının önüne koymak, medya patronlarını sindirmek, faşistlerin kitap toplayıp yakmasının Yeniçağ’a ayak uydurulmuş versiyonudur.” dedi.
Digitürk’ün KANALTÜRK, BUGÜN TV, Samanyolu TV, Mehtap TV, S Haber (Samanyolu Haber), Yumurcak TV ve Irmak TV kanallarını platformlarından çıkarmasına tepkiler devam ediyor. Özgür medyaya yapılan sansürü Cihan Haber Ajansı’na değerlendiren LDP Genel Başkanı Cem Toker, seçime haftalar kala bu gelişmelerin yaşanmasında niyetin belli olduğunu, iktidarın muhalif görüşleri susturmak istediğini söyledi.
Toker, “Onun için Türkiye Cumhuriyeti dünya basın özgürlüğünde Afrika diktatörlükleriyle aynı grupta 154. sıraya düşmüştür.” ifadelerini kullandı.
LDP Genel Başkanı, şunları ifade etti: “Gazeteye, köşe yazarına, televizyonlara sansür demek Ortaçağ zihniyetinin devamı demek. Televizyon engellemek, köşe yazarlarını kapının önüne koymak, medya patronlarını sindirmek, faşistlerin kitap toplayıp yakmasının Yeniçağa ayak uydurulmuş versiyonudur. Bu tam bir Ortaçağ kafası. Kitap yakmaktan farklı bir şey değil. Milletin, bilhassa seçimden önce demokrasilerde bilgiye erişim özgürlüğünü sınırlamak, elinden almaktan başka bir şey değil. Benim tavsiyem bütün dünyada her baskıcı, despot rejimde bu böyle olmuştur.”
“KARARTILAN, ENGELLENEN KANALLARI TAKİP EDİN, ÇÜNKÜ GERÇEKLER ORADADIR”
Vatandaşlara tavsiyelerini de aktaran Cem Toker, “Hangi köşe yazarının baskıyla işten atıldığını algılıyorsanız o adamı takip edin, yazılarını okuyun. Karartılan, engellenen kanalları takip edin, farklı ortamlardan, internetten, uydudan takip edin. Yasaklanan kitapları bulun okuyun. Çünkü gerçekler oradadır. Doğru habere oradan erişebilirsiniz. Ülkeyi yönetenler bunları yasakladığı zaman bilin ki, bilmenizi istemediği bir şeyler var. Gerçekler saklanıyor demektir. Gelişmeleri kınıyorum, esefle izliyorum. Türk milletinin de 1 Kasım’da aklını başına alıp ona göre oy kullanmasını öneriyorum.” şeklinde konuştu.
YARKADAŞ: YUMURCAK TV’DEN KORKAN BİR İKTİDAR
CHP’li Barış Yarkadaş‘tan Digiturk‘ün KANALTÜRK, BUGÜN TV, Samanyolu TV, Mehtap TV, S Haber (Samanyolu Haber), Yumurcak TV ve Irmak TV’ye yönelik sansürüne tepki gösterdi.
Yarkadaş, sosyal paylaşım sitesi Twitter‘daki hesabından şu mesajları paylaştı:
“KANALTÜRK, BUGÜN TV ve Samanyolu Digiturk‘ten keyfi bir biçimde çıkarıldı. Tam bir zorbalık örneği.. Soruşturmanın bahane edilerek kanalların Digiturk‘ten çıkarılması zorbalıktan başka bir şey değildir. Digiturk bu kararı, talimatla görev yapan savcılığın isteği üzerine almış… O kararın da hukuki ve vicdani hiçbir dayanağı yoktur… AKP çaresiz kaldığını gördükçe, çıkışı daha çok baskı ve daha çok sansürde arıyor… Kanal kapattırmak, acizliktir… Digiturk üyeliğimi iptal ettireceğim. Yumurcak TV’den korkan bir iktidar, çaresiz ve zavallıdır. Sabah saat 10.00’da Bugün TV‘de Tuzla‘daki doğa katliamını konuşacaktık. Digiturk abonelerine sahildeki katliamı duyuramayacağız!!”
BİÇER: ÇOCUK KANALI DAHİ İKTİDARI KORKUTUYOR
CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, Digiturk yayın platformundan yedi televizyon kanalını çıkarılmasına tepki gösterdi. Bunun bir sansür olduğunu ve şiddetle kınadığını söyleyen Biçer, yalnızca çocukların seyrettiği bir çocuk kanalının iktidarı korkuttuğunu, endişe duyurduğunu savundu.
ERDEM: KORKU BÖYLEDİR
CHP milletvekili Eren Erdem, Twitter‘dan medyaya sansürle ilgili şu paylaşımda bulundu: “Bir süre önce muhalif kanalların önce TİVİBU akabinde Digiturk‘ten çıkartılacağını söylemiştim. Digiturk‘ten de çıkarıldılar. Korku böyledir.”
İşte özgür medyaya sansüre gelen o tepkiler:
Doğan Şentürk (FOX Haber Genel Yayın Yönetmeni): “Digitürk‘ün, Samanyolu TV, S Haber ve Bugün TV‘nin yayınlarını durdurması cinayettir. Bunu yapanlar ellerindeki kanı temizleyemez”
Kazım Güleçyüz (Yeni Asya Gazetesi Genel Yayın ): “Digitürk de Tivibu’yu örnek aldığına göre ilk yapılacak şey belli: Abone olma hatasını işleyenler derhal iptal ettirip bu hatayı düzeltmeli.”
Abdülhamit Bilici (Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü): “Seçim öncesi özgür medya susturanlar, bunu taçlandırmak için “açık oy, gizli sayım” sistemini de getirsin!”
Sedat Laçiner (Akademisyen): “7 muhalif tv kanalı, seçimlere birkaç hafta kala Digitürk‘ten çıkarılıyorsa bunun anlamı sansürdür, seçimlere hile karıştırmaktır”
Mehmet Kamış (Zaman Gazetesi Genel Müdür Yrd.): “Seçimlere 20 gün kala Farklı söz söyleyen her sesi susturma çabası devam ediyor. Şimdi de Digitürksansüre başladı!!”
Süleyman Sargın (Irmak TV Genel Müdürü): “Acz ve korkaklığınızın sebep olduğu bu hukuksuzluğun hesabını hukuk içinde vereceksiniz. @Digiturk”
Fatih Portakal (FOX TV Ana Haber sunucusu): “Cemaate yakın tvlere bir yasak daha: @Digiturk bazı kanalları platformdan cikardı. Ses kesme operasyonu! Unutulmayacak günler…”
Koray Çalışkan (Akademisyen): “Digiturk’u evden çıkardım. Gerekçesi: Anayasal düzeni sansür yoluyla yıkmaya çalışmak.”
Bülent Korucu (Aksiyon Dergisi Genel Yayın Yönetmeni): “Partilerin harekete geçmesi gerekir. @Digiturk aslında onların konuşma halka ulaşma imkanını elinden alıyor. @Digiturk sansür yapmakla kalmıyor; Seçimdeki eşit şartlarda yarış ilkesini ihlal ediyor. Muhalefet partileri harekete geçmeli”
Özgür Mumcu (Gazeteci): “Digiturk’te yapılan açık seçik bir sansür uygulaması. Bir çaresizlik gösterisi.”
Levent Gültekin (Gazeteci): “Bunun hukukla alakası yok tam bir zorbalık ve despotluk örneği.. Bakalım bu despotluğu ne kadar sürdürecekler.”
BUGÜN