Bülent Arınç son otuz yıldır Türkiye’de tartışmaların odağında olmuş bir isimdir. Bu otuz yılın çoğu döneminde doğruları söylemiş, hakkı söylemiş olduğnu da teslim etmek gerekiyor.
Ancak 17/25 Aralıktan sonra Arınç’ın zalimin ve yolsuzlukların yanında yer alması ona yakışmayan davranışlardan biriydi. Muhtemelen o hatasından dolayı pişman da olmuştur. Pişman olmasa bile bugün AKP’den fiilen kovulduktan sonra anlayabildiği AKP gerçeğini AKP’ye muhalif olan insanlar yıllardır yaşıyordu.
Bizzat ben AKP’nin fiilen içinde olmasam bile, Askeri vesayetle yürttüğü mücadeleye destek verdiğim için yanında göründüğüm dönemin sonunda, yani 2011’den sonra anladım AKP gerçeğini. AKP’yi anlamak için yolun karşı kıyısına geçmek gerektiğini yıllardır yazıyorum.
Bugün itibariyle Bülent Arınç yolun karşı kıyısına geçince AKP zulmünün alevi yüzüne vurmuştur. Artık üniversitelerdeki konuşmaları iptal ediliyor, televizyonlara çıkartılmıyor, gazetelerde yer verilmiyor. Muhtemelen Arınç ile temasa geçen hemen herkes istihbarat takibine takılıyor. Arınç’a yönelik itibar suikastleri henüz tam olarak başlamadı ama yakında o da başlar. Son aşama mahkemeler ve tutuklama olur.
Bu süreci hepimiz yaşadık sıra Arınç’a geldi.
Geçmişte Arınç ne yaparsa yapsın, bugün ben Bülent Arınç’ın ne söylerse söylesin, ister Cemaate çaksın ister AKP’ye çaksın konuşturulmamasını son derece sorunlu buluyorum. Hem üniversitelerdeki akademik özgürlük açısından sorunu bir durum. Hem ülkedeki ifade özgürlüğü açısından sorunlu bir durum. Hem de siyaset anlayışı bakımından sorunlu bir durum.
Hükümette görevli olduğu dönemde hakkımda yalan yanlış bir çok şey söylemiş olmasına rağmen, Bülent Arınç’ın ifade özgürlüğüne saygının ifadesi olarak Arınç’ın Türkiye’de konuışturulmamasını esefle kınıyorum. Eğer kendisi konuşmak isterse ABD’de çalıştığım üniversiteye davet etmek isterim. Üniversite yönetiminin buna hayır diyeceğini sanmam. Zira ABD’de üniversitelerde özgürlük vardır ve hele hele öğrencilerin organize ettiği bir etkinliğe üniversite yönetimi sudan sebepler ürerterek karışamaz.
Arınç Türkiye’de konuşamazsa dünyanın değişik yerlerinde üniversitelerde konuşacak kürsü bulunur. Bunu Arınç’ın yaptıkları ve açıklamlarını unutmamış biri olarak söylüyorum. Arınç ile siyasi kavgam bakidir ve görüş ayrılıklarını vurgulamaya devam ederim.
Ancak Arınç’ın konuşturulmamasına, dün yaptıklarına bakmaksızın, hepimizin karşı çıkması gerekiyor. Bu konu Arınç sorunu değil bir demokrasi ve ifade özgürlüğü sorunudur…
Emre Uslu