2015 yilinda Hanefi Avcı’nın, “Gazeteci Haydar Meriç ve Hablemitoğlu cinayetlerinin, Paralel Yapı bağlantısı olabilir. Bu iki cinayete dikkat edilmesi gerekir” dedi demesiyle başlayan kumpas Cemaate yönelik operasyona dönüştü. Hanefi Avcı’nın açıklamsının ardından Erdoğan konuşmuş şöyle demişti:
Erdoğan, “2000 ile 2013 arasındaki 164 faili meçhul ile ilgili yeni bir ekip kurulduğu söyleniyor; Hanefi Avcı verdiği bir röportajda ‘Muhakkak Necip Hablemitoğlu ve Haydar Meriç cinayetlerinin araştırılması gerektiğini’ söylüyor, paralel yapı iddiaları bulunuyor. Hrant Dink iddianamesinde de paralel yapı iddiaları var. Hablemitoğlu meselesi adeta kapalı kapılar ardında kalmış bir olay. Temenni ederiz ki bu açığa çıkabilsin. Bununla ilgili bir çalışma yapılmasında çok büyük bir fayda var” dedi.
Erdoğan’ın “temennisine” emir bilen tetikçiler Hanefi Avcı’nın yazıp, Erdoğan’ın söylediği kumpas senaryosunu devreye soktu. Haydar Meriç’in hastalık derecesinde define avcısı olduğu, definecilerin hedfi olabileceği ihtimalini saklayan tetikçiler cinayeti Cemaatin üzerine yıkmak için operasyona çıktı.
Havuz Medyasında bugün tek merkezden çıkan, 5 yıl önceki bir faili meçhul cinayeti Hizmet Hareketi’nin üstüne atmaya çalıştığı manşetleri maktulün kardeşi tarafından bizzat yalanlandı.
Kırklareli’nde beş yıl önce faili meçhule kurban giden emekli öğretmen Haydar Meriç cinayetiyle ilgili olarak önceki gün 41 polis gözaltına alındı.
İktidar yanlısı medya hiçbir somut delil yokken, cinayetten Hizmet Hareketi’ni sorumlu tuttu. Meriç’in Fethullah Gülen Hocaefendi’yle ilgili kitap yazacağı için öldürüldüğünü öne sürdü.
KARDEŞİ O İDDİAYI YALANLADI
Yeni Hayat Gazetesine konuşan Haydar Meriç’in kardeşi Hikmet Meriç, kitap iddialarını ilk defa internet sitelerinden dün öğrendiğini, ağabeyi hayattayken böyle bir şey duymadığını açıkladı.
Hikmet Meriç, “2011-2015 arasında 25 defa ifade verdim. Kitabı ben de bilmiyordum. Düne kadar haberim yoktu. İnternetten ne yazıldıysa onu biliyoruz.” diye konuştu.
AİLE, GÜLEN’LE İLGİLİ SUÇ DUYURUSUNDA BİLE BULUNMAMIŞ
Ailenin bugüne kadar Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında suç duyurusunda bulunmadığı da öğrenildi.
HAVUZ MEDYASININ KAFASI KARIŞIK, KIRKLARELİ OLDU KIRIKKALE
Emekli öğretmen Haydar Meriç, 31 Mayıs 2011 tarihinde öğlen saatlerinde bankadan para çekti. Kardeşi Hikmet Meriç o gün yaşananları, “Alkol alıyor, birahanede hesabı ödüyor. 12 buçukta da kayboluyor. Sonra bir daha haber alamadık.” diye anlattı.
Domuz bağıyla bağlanan ve 30 kilo ağırlıkla denize atılan Haydar Meriç’in cansız bedeni 18 gün sonra Düzce’nin Akçakoca sahilinde balıkçılar tarafından bulundu. Beş yıl boyunca bu cinayete sessiz kalan iktidar yandaşı medya, dün ‘paralel’ iddiasına sarıldı. Kırklareli’ndeki olayı, bazı yandaş gazeteler Kırıkkale diye yazdı.
HUSUMETİ YOKTU, TEHDİT ALMIYORDU
Ağabeyinin kimseyle husumetli olmadığını, tehdit eden biri de olmadığını kaydeden Hikmet Meriç, “Tehdit alsa bize ve arkadaşlarına söylerdi. Kimseye söylemedi. Gözaltına alınanlar suçu kanıtlanmadığı, delillere ulaşılamadığı sürece suçsuzdur. Kimseyi zan altında bırakmak istemiyorum. Gözaltına alınanlar yapmıştır demiyorum.” diye konuştu. Hikmet Meriç, kardeşinin bankalara o dönemde 60 bin lira borcu olduğunu, bunu ailesinin kapattığını ifade etti.
Yeni Hayat Gazetesi