Fehmi Koru bugün ki yazısında siyasette halkın siyasi partilere verdikleri derslerden en bilineni olan ANAP örneğini vermiş. Bir zamanların AKP si olan yıllarca iktidarda kaldıktan sonra Turgut Özal’ın Cumhurbaşkanlığına çıktıktan sonra bir çöküş sürecine giren ANAP’ı hatırlatmış.

Fehmi Koru yazısında 

Siyasette önemli olan, “kantarın topu”nu yerli yerinde tutacak bir dengeyi koruyabilmektir. Bazısı kendi huzurunu bozacağını düşünmeden, pek çoğu da sonunda kendisine dokunacağını bile bile dengeyi değiştirmeyi göze alabiliyor seçmenlerin…

Kantarın topu kaçınca ne yapılacağı çok önemli…

ANAP o bozgundan sonra ne yapacağını bilemedi, hep yanlış adımlar attı; o yüzden ardından gelen 1991 genel seçiminde iktidarı bütünüyle kaybetti…

Diyerek hızlı adımlarla ANAP’ın sonuna doğru koşan AKP’ye sizin de sonunuz buna doğru gidiyor, dengeleri gözetmeden yapılan icraatlerle insanları kendinizden soğutuyorsunuz ve beklediğiniz sonuçları sizlere veremeyen halka dün göbeğini kaşıyan adam diyenler gibi sizlerde halka hakaretler ediyorsunuz demiş.

İnsanlar bazen böyle kararlar verirler. ‘’Bir de bunları deneyelim’’ diye daha farklı arayışlar içerisine girdikleri olur.

Onları “ırgatlar” diye aşağılamak yerine, neden böyle davrandıklarını anlamaya çalışmak gerekir.

Yazının en sonun da da AKP nin eğer bu tavrını devam ettirmesi halinde kendi konumunu sağlam bir şekide alan muhalefete karşı AKP nin kaçınılmaz sonunu yazmış. Bu sonun müsebbibi olarak AKP yi bugüne getiren Tayyip Erdoğan ve onun başkanlık hevesleri olduğunu yazmış. 

Ve ben uyarıyorum belkide siz haklısınız demiş ağzı olup konuşanlara..

Türkiye seçimden yeni çıktı ve seçimde iktidar partisinin öngöremediği bir sonuçla karşılaşıldı. Şaşkınlık geçer geçmez ilk sınav koalisyon oluşturulmasında verilecek. Muhalefet, ‘’Yüzde 60’lık blok’’ tespitiyle ilk hamlesini yaptı; şimdi seçimden “1.” çıkmış AK Parti’nin karşı hamleyi yapması bekleniyor.

Doğru bir hamle olmalı bu. Halkın ‘’İşte benim beklediğim bu’’ diyeceği türden bir hamle. Karşı tarafın hareket alanını daraltacak bir hamle.

AK Parti bu seçime, ‘’Başkanlık sistemine imkân verecek bir çoğunluk alırım’’ beklentisiyle gitmişti; seçimden hükümet kurma çoğunluğunu kaybederek çıktı.

Etrafa kulak veriyorum da, seçimden önce ‘’400 alırsın’’ ile başlayıp ‘’330 garanti’’ diye devam edenlerin tuhaf tavsiyelerinin şimdi de önemsendiğini görüyorum.

Belki onların dedikleri doğru çıkar…

Ne diyeyim?