Başbakan son bir haftada iki açıklamasıyla öne çıktı.
İlki Davos’ta geldi:
-Türkiye’de ifade özgürlüğüne baskı olsaydı ilk karşı çıkan ben olurdum.
-Cezaevindeki gazetecilere açılan davalar bizim dönemimize ait değil.
-Tümü, yasa dışı faaliyetlerden dolayı tutuklanmış, gazetecilikten değil. (21 Ocak 2016)
**
Başbakan ısrarla yargıya talimat vermediğini de söylüyor.
Bu doğru olabilir, talimat başka yerden çünkü…
Hem “yargı bağımsız” diyeceksiniz, hem de “gazetecilik faaliyetinden tutuklu değiller…”
İşte burada tenakuz var.
Ayrıca…
Cezaevindeki gazetecilerin tamamı AKP döneminin tutuklusu.
Göz göre göre…
Bu bariz yanlış bilgi, yabancı basına nasıl söyleniyor, akıl alır değil.
**
Başbakan ikinci açıklamayı belediye başkanları ile kapalı toplantıda yapmış.
Hürriyet gazetesinden öğreniyoruz:
“Eşini, işini ve evini değiştirenlerin peşine düşeriz, şüpheyle yaklaşırız. Parasal ilişkilerde dikkatli olun.” (26 Ocak 2016)
**
Bunu okuyunca aldı mı gülme 🙂
Yahu…
Eşini değiştiren değiştirdi.
İşini büyüten büyüttü.
Evini yenileyen yeniledi.
Koca 14 senede oldu bu dönüşüm.
Atı alan Üsküdar’ı geçeli epey oldu.
**
Başbakan, işi sağlama alıyor.
Bunlara dağ bağışlasan, ikincisini isterler!
**
Kabineden ve yakın çevresinden başlayarak çetele tutabilir.
Mühim kısmı ikinci eşle yeni evinde oturuyor.
Neyi milat olarak kabul edeceğiz?
Soru bu.